2.yazımla karşındayım sevgili okur:) Az sonra okuyacağın yazı “burada ne olacak?” bilgilendirmesi biraz. Tahmin edeceğin üzere bolca mozaik konuşacağım. Ve geçen günlerce sanat ve hayat adına edindiğim izlenimleri… Elimden geldiğince her yazının İngilizcesini de paylaşmaya çalışacağım, hatam kusurum olursa affola:) (benim için kesinlikle faydalı olacak, umarım siz de seversiniz).
Biraz klişe olacak ama “tarihe not düşmek” adına önemli bir adım bu blog benim için. Çünkü minik oğlum dijital çağda dünyaya gelmiş bir çocuk ve muhtemelen büyüdüğünde de dünya hızla dijitalleşmiş olacak. Bir gün arama motorlarından herhangi birine “Ceyda Doğu” yazarsa şayet, beni bir de buradan tanımasını, okumasını çok isterim.Lütfen oğlum büyüyene kadar dayansın bu platform. Duydunuz değil mi sevgili serverlar? 🙂
Gelelim sanat konusuna; eminim ki şu sayfada gezen gözler en az 1 kez nefeslerini kesen bir gün batımı, gün doğumu , yemyeşil bir çayır veya çılgınlar gibi açmış çiçek tarhına denk gelmiştir. İşte sanırım burada insan doğa karşısındaki hayranlığına sanatla karşılık veriyor, veya acizliğini örtbas etmek istiyor… Kimisi görsel kimisi sözel ifadelere başvuruyor. İyi ki de yapıyor! Çok üzülürüm bir şiir okumadan, bir yağlı boya tabloyu yakından görmeden, yüzlerce yıllık bir heykele veya duvar-yer mozaiğine dokunmadan ölen biri için…Her alanıyla sanatı ne kadar önemsediğimi az da olsa anlatabilmişimdir umarım.
Şimdilik söyleyeceklerim bu kadar, diğer yazılarda görüşmek üzere diyerek mikrofonu Francis Bacon’a uzatıyorum:
“Sanat, tabiata ilave edilmiş insandır.” ~ Francis Bacon

Novellus’ta ne göreceğim ?

Yazı dolaşımı


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir